BBN Haber

Celil Çalış

Tarım Şurası Hedefleri Lafta Kalmasın…

13.02.2020 00:10
  • E-posta

Bir önceki yazımızda 3. Tarım şurası kararları ve eylem planının ana fikrini özetlemiştik. Tarım Şurası kararlarına ve eylem planına bakıldığında “yeni” “ilk kez açıklanan” denilecek bir hedef görülmemektedir. Şura çalışma gruplarında ve uzun zamandan bu yana tarım camiasının konuştuğu, tartıştığı ama çözüm bulunamayan konular. Daha da ötesi; 2004 yılında yapılan 2. Tarım Şurasının 36 maddelik sonuç bildirgesi, 1999 yılında yapılan 1. Tarım Şurası sonuç bildirgesi, 1923 yılında yapılan İzmir İktisat Kongresinin sonuç bildirgesinde yer alan başlıklarda aynı sorun ve çözüm hedeflerini oluşturmaktadır. Ancak bilinmesi gereken “üretim sonucu olmayan, dinamik ve sürekli bir yapıdır”. Çalışarak alınması gereken çok yolumuz var. Bu nedenle Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi önemli olan söylemek, kararları almak değil, takipçisi olarak bunları uygulamaktır. Sorun uygulamada.

“Gıda Güvenliği En Az Milli Güvenlik Kadar Önemlidir”

2020 yılında uygulanması düşünülen 16 eylem planından öne çıkan başlıklara bakarsak kuşkusuz; Cumhurbaşkanımızın tarımın stratejik önemine, dışa bağımlılık, ithalat ve küresel şirketlerin rolüne dikkat çekmesi memnuniyet verici bir yaklaşımdır. “Gıda güvenliğinin en az Milli Güvenlik kadar önemlidir” vurgusu, “Temel gıda ürünlerinde dışa bağımlı olmak en az savunma sanayiinde dışa bağımlı olmak kadar tehlikelidir.” Vurgusudur.  Bu önemli tespitin dillendirilmesi ve dikkatlerin çekilmesi, tarımın milli bir proje olarak ele alınmasını önemli bir yerinde ve değerli buluyorum.

Bazı başlıklara dikkat çekecek olursak; 

Ϲ- Su Kanunu; Konya, Orta Anadolu ve Türkiye olarak bu şuranın en önemli maddesi 2020 yılı eylem planında yer alan “Su Kanunu” dur. Gelecek yüzyıllarımızı ilgilendiren Su Kanunu altlık çalışmaları önceki yıllarda farklı çalışmalar adı altında yapılageldi. Konya lobisi, Tarım lobisi oluşturmalıyız diyoruz ya hep hani şehrimizin manevi sahibi Hz. Mevlana’nın dediğini hatırlayarak; “Dünle beraber gitti cancağızım Ne kadar söz varsa düne ait, Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” hadi şimdi sözümüzü söyleyelim; (çiftçisi, esnafı, işadamı, memuru, sivil toplumu, yöneticisi) Konya olarak, Orta Anadolu Olarak Türkiye olarak “Milli Su Planı” başlıklı Su Kanunu çıkması konusunda tokmağı davulun aynı yerine vurup tok ve net ses çıkaralım.

Taslak su kanunu çalışması sektörel su tahsisi, nehir havzaları su planı, havza bazlı su planı çalışması yapılmış ve bu çalışmaların Su Kanununa altlık oluşturacağı dillendirilmiştir. Çalışmada ülkenin gıda ihtiyacı ve gıda stratejisinin önemi hiç dikkate alınmamıştır. Tarımın stratejik önemi dünyadaki ve ülkemizdeki nüfus artışına paralel olarak giderek daha da artmaktadır. Öngörülere göre 2050 yılına gelindiğinde tarım ürünlerine olan talebin karşılanabilmesi için tarım arazileri aynı kalmak şartı ile tarımsal üretimin gıda güvenliğini de ön planda tutarak iki katına çıkartılması gerekmektedir. Tarım ürünlerine olan bu talep artışını, geleneksel yöntemlerle yapılan üretim yerine, yüksek kapasiteli tarımsal üretim modelleri yaygınlaştırarak karşılanabilir. Bunun en net ifadelerinden birisi sulanabilir alanların arttırılmasıdır. Su Kanununda düşünülen “Havza Bazlı Su Planlaması” yerine “Milli Su Planı başlangıcına çekilmelidir. Suyu olan bölgeler gelişim içindeyken, suyu yetersiz olan bölgeler geçim derdinde olacaktır. Türkiye 2023-2053-2071 hedeflerine geçim derdinde olanlarla değil, gelişim derdinde olanlarla ulaşacaktır. 1 Ocak 2018 de uygulanmaya başlayan Milli Tarım Projesi, Türk tarımı için çok önemli bir şans olup, Milli Tarım Projesi ile Milli Su Planlamasının bütünleşmesi tarımsal üretim için bir şahlanışın başlangıcı olacaktır.

Su zengini olmadığımız halde yıllık kullanılabilir su varlığımız olan 112 milyar m3 suyun 54 milyar m3’ünü yani % 45’ını kullanabilmekteyiz. Her damlasını değerlendirmemiz gereken sularımızın % 55’ı denize dökülen sular, sınır aşan sular olarak faydalanılamamaktadır.

 “Teknik olarak mümkün olan bir havzada bulunan fazla suların havzalar arası aktarımı yapılacaktır” maddenin Su Kanununda ifade edilmesi gerekmektedir. Verimli toprakları fakat yetersiz su kaynakları olan dünyanın en önemli tarımsal coğrafyalarından biri olan Türkiye’de, hazırlanacak çalışmalarda, sadece jeolojik ve inşaat verileri değil; tarım, çevre, sosyolojik, ekonomik ve gıda güvenliği etki değerlendirilmesi dikkate alınması Milli menfaatler açısından son derece stratejik bir öneme sahip olacaktır. Su Kanunu tüm yönleri ile takip edeceğiz ve Orta Anadolu’nun ve ülkemizin menfaatine, doğru olanı paylaşacağız.

 

Ϲ- Büyükşehir Belediyelerinde Mahallelerin Kırsal ve Kentsel Olarak Yeniden Tanımlanması; mera, yaylak, otlakların büyükşehir belediyelerine geçmesinin ardından tarımsal sulama yatırımları ve arazi toplulaştırma çalışmaları bakanlık uhdesinde çıktığı için olumsuz etkilenme olduğundan, problemlerin tespiti, tam çözüme kavuşması ve köy tüzel kişiliği yapısının korunması adına bakanlığın mevzuatta bir düzenleme yapacak olması köylülerimiz adına önemli bir müjdedir. Selçuklu Şeyhşamil mahallesi ile 226 km mesafedeki Çeltik Doğanyurt mahallesinin Büyükşehir’den teknik ve mantık olarak aynı değerde hizmet alacağını beklemek herhalde hayalcilik olacaktır. Köy kültürü, ihtiyacı, yatırımı, imarı ile mahalleninki çok farklıdır ve aynı terazide tartılamaz, tartılırsa ne olur? Köylüye haksızlık olur. Bakanlığın köy tüzel kişiliği hakkında yapacağı mevzuat değişikliğinde kışta, yazda köyün ihtiyaçlarını bilen sarı arabaları ile köylerin her alanda hizmetkârı Köy Hizmetlerinin de yer almasını gönül ister, köylülerimizde beklemektedir. 

Ϲ- Sözleşmeli Üretim-Alternatif Destekleme Modelinin Oluşturulması ve Uygulanması

Eğer başarılabilirse; yapılması düşünülen üretim planlaması ile çiftçi 1 yıl önceden fiyatı belli, ne üreteceğini belirleyecek, tahmini gelirini, desteklemeleri hesaplayarak, ne ekeceğim telaşı yerine birim alana daha az masraf yapılarak, daha çok ürün elde edebileceğinin arayışına girecektir. Sözleşmeli üretim ve destekleme modeli denildiğinde, gönül ister ki! Üreticilerimizin devamlı alışkanlık değil, rekabetçi bir üretimin modelinde destekleme yapısına yönlendirilmesidir. Ülkemizin tüm ürünlerdeki arz talep durumu belirlenerek en az ithalatı ve kendi ihtiyaçlarımız sonrası raf ürünü ihracat hedefimizi gerçekleştirecek bir üretim planlamamızı yapmalıyız.

Kooperatifçilik ve sözleşmeli üretim modeli her dönem dillendirdiğimiz ancak sanayii bitkilerinin bazılarında uygulayabildiğimiz üretim modelinden öteye geçemedi. Bunun için uzağa gitmeye gerek yok, pancar ekicileri kooperatifinin üyelerine sağladığı girdi temini, ara desteklemeler ve ürün pazarlamasında fiyat belirlenerek garanti alım uygulaması diğer ürün gruplarında model alınarak, ürün gruplarının üretim, pazarlama metotlarına göre projeler geliştirilebilir. Desteklemelerin üreticilere masraf yılında ödenmesi için; Tarım takvimi mali takvimle aynı 1 Ocak’tan 1 Ocak’a yerine, tarım takvimi 1 Ekim’den 1 Ekim’e olarak düzenlenmelidir.

2020 yılında uygulanması hedeflenen 16 eylem planının hepsi önemli olmasına rağmen; 4 başlığını ele alarak ülkemiz ve üreticilerimiz açısından olması gerekenleri aktarmaya çalıştık. Bir çırpıda söylenen, bizlerinde bir çırpıda yazdığımız gıda güvenliği, su kanunu, köylerin tekrar statüsüne kavuşması, sözleşmeli üretim ve destekleme modelleri o kadar insanımızı ve geleceğimizi ilgilendiriyor ki! Hepimiz birimiz, birimiz de hepimiz için bir ucundan tutsak zorumuz kolay, uzağımız yakın olacaktır.

İnsanların sevgisini kazanmak aklın yarısı, güzel soru sormak ilmin yarısı, güzel idare etmek geçimin yarısıdır. Demiş Hz. Ömer Efendimiz.

 Haydi biz de Hz. Ömer Efendimizin tavsiyesine uyalım, küçük dokunuşlardan büyük mutlulukları alacağımız Türk tarımını güzel idare edelim. 2020-2023 yılları arasında uygulanması hedeflenen 38 eylem planında ülkemiz ve bölgemiz için çok önemli başlıklar yerini almaktadır. Başlıkların ne kadar önemli olduğundan çok, öncelikli beklentimiz ve isteğimiz zamana ve imkânlara bağlı olarak hedefler lafta kalmasın.

#toprağınadamı


Yorum Yaz - Yorumlarınız editör onayından sonra yayınlanacaktır

Bizi Takip Edin

Namaz Vakitleri

KONYA

05.02.2020
İmsak 05:00
Güneş 07:50
Öğle 13:05
İkindi 16:04
Akşam 18:22
Yatsı 19:40

Altın & Döviz