BBN Haber

Dr. Ahmet Öztemel

Selçuklu’ya borcumuz var!

19.02.2020 00:10
  • E-posta

Turizm uzmanlarından Sn. Yaşar Işık Hocam ile kısa bir Konya Turizmi muhabbeti yaptık. Yabancı konuklar için kısaca söyledikleri; “Konya, Pamukkale ile Kapadokya arasında geçiş yolu. En önemli markanız Hz. Mevlâna. Konaklayan yabancı konuklar için de farklı değil.” Peki hocam Selçuklu?” diyorum; “önemli ama şu an yerli turist için belki” cevabını veriyor. “Çatalhöyük?” diyorum; “çok önemli, ama biz Çatalhöyük’ten Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde söz ediyoruz” cevabını veriyor. Üzülerek anlıyorum ki millet Göbeklitepe’ye koşuyor,biz Konya’ma gelenleri Çatalhöyüğe götüremiyoruz. “Hanlar?” diyecek oluyorum,  Sultanhan’a gidiyoruz” diyor.  Bizim yabancıların turizm rotasından daha fazla yararlanmak için almamız gereken çok yol var.

Kentimizin Selçuklu’ya borcu var. Konya’mı 1075 yılında Kutalmışoğlu Süleyman Şah fethetmiş, İznik kaybedilince Sultan I. Kılıçaslan kentimi 1097 yılında başkent yapmış.  Sultan 1. Mesut, II. Kılıçaslan, II. Rüknettin Süleyman Şah, I. Gıyaseddin Keyhusrev, I. Alâeddin Keykubat, II.Gıyaseddin Keyhüsrev, IV.Rükneddin Kılıçaslan, III. Gıyasedin Keyhüsrev Sultanların kabirleri  kentimde. Sayısız eser bırakmışlar. Camiler, medreseler, köprüler, tersane, kümbetler,  kervansaraylar.. Beyşehir Kubad âbad Sarayı, Darüşşifayi Alâyi (hastane).. İlim kenti yapmışlar. Muhyiddin Arabi, öğrencisi Sadrettin Konevi, Bahaüddin Veled ve Mevlâna Celâleddini  Rumi  , Sahip Ata Fahreddin Ali.. Kentim halı, İslâm eserleri, çini gibi sanatlarda zirveye ulaşmış. Övünerek kullandığımız “kâdim Başkent” unvanını Selçuklu Devleti’ne borçluyuz.

Biz emanete sahip çıkmış, kadim başkent olmanın değerini bilmiş miyiz peki? Bakınız maalesef vefasızlık göstermişiz. Korumamışız. Örneğin Beyhekim Camiinin çini mozaikli mihrabı 1907 yılında zamanın Alman konsolosu tarafından onarım bahanesiyle Bergama müzesine kaçırılmış. 2015 yılından beri çalışma sürdürülen ve umarım aslına uygun restore edilerek açılacak olan Selçuklu Sarayı en önemli kayıp eserlerden. 1905-1907 yıllarında Vali Cevat beyin talimatıyla köşkün bir bölümü yıktırılmış.  Konya köşkü bilhassa ön tarafındaki çini süsleri ile İslâm sanat tarihinde hak ettiği takdiri kazanmış ancak çinilerin, mermer harç ile yapılmış duvar süslerinin çoğu satışa çıkmış, bir bölümü Berlin’deki İslâm Sanatları Müzesi’nde, İstanbul’daki çinili köşkte, Paris’teki Louvre Müzesinde, Stokholm’de Milli müzede, bazı hususi koleksiyonlarda bulunmakta.  Bu eserlerin kentime geri getirilmesi konusunda eski Başkanımız Sn. Akyürek de açıklamalarda bulundu ama bildiğim kadarıyla getirilen eser yok. Kubadabad Sarayı Büyükşehir Belediyesi’nce restorasyon programında ancak pek bir şey kalmamış geriye. Sultan kabirlerinin başına gelenleri yazmayayım, üzüntümüz yeter.

Büyükşehir Belediyemiz değerli akademisyenlerin katılımıyla “Türkiye Selçuklu Devleti Başşehri Konya Çalıştayı” gerçekleştirdi. Önemsiyor ve kutluyorum. Çalıştay kararları keşke biz vatandaşlarımızla paylaşılsa ve bizler de heyecanını yaşasak. Bildiğim yıl içinde nihayet kutlamalar yapılacak. Bu kutlamalar umarım salon toplantıları ve nutuktan ibaret olmaz. Bakın Selçuklu Müzemiz yok. Dijital özellikte bir müzemiz olmalı. Hatta Panorama Selçuklu Müzemiz olmalı. Artık fethi mi kutlarız, başkent olmayı mı her ikisini mi bilemem. Hanedan kabristanı düzenlenmeli. Dönemin Selçuklu başkentindeki yaşam ve saray ritüelleri canlandırılmalı. Konya’ma özgü hediyelik eşyalar diyoruz ya, Türkiye Selçuklu Devleti koleksiyonu oluşturulmalı. Tabii burada kentimin sanatkarları ve üniversitemiz güzel sanatlar bölümü paydaşımız olmalı.  İlkini Tuğrul Bey’in bastırdığı sikkeler basılmalı. Hatta dünyanın yeni modası adınıza sikke bastırma imkanı sağlanmalı. Tuğralar, hediyelik eşyalar olmalı. Çetr denilen suktan şemsiyeleri yapılmalı. Nevbet denilen bando, kös, davul, zurna, nefir (boru) içerikli nevbet takımı ile askeri bandonun özel musiki parçası gün yüzüne çıkarılmalı... Tirâz denilen hükümdar ve seçkin şahsiyetlerin sanatkârane sırma işlemelerle süslenen elbiseleri günümüzde de sunulmalı. Kılıç, yüzük, hil’at (taltif edilen kişiye verilen kıymetli elbise) sergilenmeli. Mümkünse halılar üretilmeli, çiniler yeniden gündeme gelmeli.

Selçuklu’ya sahip çıkmak vefadır, tarih şuurunun canlanmasıdır. Kentime çok şey kazandırır. Dileğim Selçuklu Çalıştayı’nın tarihi bir milat olması ve Selçuklu Başkenti Konya’nın geçmişiyle barışması.  Saygılarımla.


Yorum Yaz - Yorumlarınız editör onayından sonra yayınlanacaktır

Bizi Takip Edin

Namaz Vakitleri

KONYA

05.02.2020
İmsak 05:00
Güneş 07:50
Öğle 13:05
İkindi 16:04
Akşam 18:22
Yatsı 19:40