BBN Haber

Abdullah Özbek

Nankörüz

11.07.2020 00:10

Farsça ekmek anlamına gelen “nan” ve görmeyen anlamında “kûr” kelimelerinden müteşekkil “nankör” kelimesi, “ekmeği görmeyen” yani nimeti görmeyen, kişinin kendisine ihsan edilen şeylerin değerini bilmeme, onları inkar etme manalarına gelmektedir. Nimeti bahşedeni unutup mevcudundaki bütün nimeti kendinden bilmek veya bunları nimetten saymamak belki de en büyük bedbahtlıktır.

Nankörlüğün sonu hüsrandır, pişmanlıktır. İsrailoğulları’ndan üç kişi, biri ala tenli, biri kel biri de kör. Bunlara insan şeklinde bir melek gönderilir. Önce ala tenliye gelen melek sorar: “Ey falanca en çok sahip olmak istediğin nedir?” Adam: “Cildimin güzel bir renge sahip olmasını ve insanların sevmediği şu halimin giderilmesini istiyorum” dedi. Melek adamın vücudunu sıvazladı ve bu hal ondan gitti, güzel bir tene kavuştu. Melek tekrar sordu: “En çok sahip olmak istediğin mal nedir?” Adam: “Deve” deyince ona on aylık gebe bir deve verdi ve “Allah bunu sana bereketli eylesin” deyip oradan ayrıldı ve kel adamın yanına geldi. Ona da aynı şeyleri sordu ve o adam da güzel bir saç ve mal olarak sığır istedi. İstedikleri ala tenliye verildiği gibi ona da verildi ve melek bu sefer gözleri görmeyen adamın yanına vardı. O da gözlerinin yeniden görmesini, mal olarak koyun istedi. Öncekilere verildiği gibi istedikleri ona da verildi. Aradan hayli zaman geçtikten sonra melek ala tenli adamın yanına vardı. Onun önceki halinde ala tenli olarak yanına yoksul bir kılıkla geldi ve şöyle dedi: “Ben fakir ve aciz bir kulum, yolda kaldım. Sana bu güzel rengi ve bu deve sürüsünü veren Allah aşkına bana bir deve vermeni istiyorum.” Adam bunları duyunca: “Bu mallar kolay kazanılmadı, veremem” deyince melek: “Seni bir yerlerden tanır gibiyim, daha önce sen alaca tenli benim gibi fakir biriydin” dedi. Adam ise: “Bu mal bana varis kaldı ve ben öyle değildim” diyerek geçmişini inkar etti. Melek de: “Eğer yalan söylüyorsan Allah seni eski şekline geri çevirsin” diyerek oradan ayrıldı ve kel adamın yanına ona da eski şeklinde geldi. Ala tenli adama dediği gibi ondan da aynı şekilde yardım istedi. Daha önce kel olup şimdi sırma saçlı olan adam ise önceki adam gibi meleği yalanlayıp, “Ben daha önce de böyleydim, bu malları da kendim kazandım” deyip meleğe bir şey vermedi. Melek de: “Eğer yalancılardan isen Allah seni eski haline çevirsin deyip daha önce gözleri görmeyen adamın yanına gitti. Ona da önceki halinde göründü ve öncekilere dediği gibi yardım istedi. Adam meleğe hak vererek: “Doğru söylüyorsun, gözlerim önceden görmüyordu. Cenab-ı Hak tekrar görmemi nasip etti. Hem de zengin kıldı. İstediğinden istediğin kadar alabilirsin” dedi. Melek de: “Malının hepsi sende kalsın. Ben sizi imtihan için gönderilmiş bir meleğim. Bilesin ki bu davranışınla Allah Teala senden hoşnut olmuştur. Diğerlerini de cazalandırmıştır.” dedi ve kayboldu.

Buhari ve Müslim’de geçen bu hadise, yalnızca eski çağlarda yaşayan İsrailoğullarının başından geçen bir kıssa gözüyle bakılmamalıdır. Onların zamanında yaşanmış ama tüm insanlığın imtihanını verdiği temel öğretiyi barındırması sebebiyle büyük bir önem taşımaktadır. Hepimiz zaman zaman küfran-ı nimete düçar olabiliyoruz. Her türlü nimetten istifade ederken, nimetin asıl sahibini her an unutabiliyoruz. Şükürden aciz olabiliyoruz. Onun için Peygamberimiz İnsanlara teşekkürü ihmal eden kimselerin, Rablerine karşı yerine getirmeleri gereken şükrü de ihmal edeceklerini beyan etmektedir. Yaratılmışların şereflisi insanın kendisine yapılan iyiliğe karşı nankörlük yapması asla makul değildir. İmam-ı Azam gibi şükürden ayrılmayan bir imana sahip olmak duasıyla...                 


Yorumlar

  • Nurettin
    14.07.2020 13:37

    Öncelikle İslamı en iyi bildiklerini iddia eden din alimleri nankör ilahiyatçılar kendini düzeltmedikçe toplumun düzelmesini sakın beklemeyin.

  • Yavuz Erden
    11.07.2020 11:03

    Allah, her işimize olduğu gibi, özellikle taatte de bize, iştiyak, istikrar ve istidat versin... Çünkü istidat, en gizli duadır diyor Muhyiddin i Arabi... Şükür ve taatte sabit ölü sebat bulamazsak, unutursak, unutuluruz. Görmezsek görülmeyiz. Hatırlamazsak, hatırlanmayız... Hayatı bir mesele... Teşekkürler...

Yorum Yaz - Yorumlarınız editör onayından sonra yayınlanacaktır

Bizi Takip Edin

Namaz Vakitleri

KONYA

05.02.2020
İmsak 05:00
Güneş 07:50
Öğle 13:05
İkindi 16:04
Akşam 18:22
Yatsı 19:40