BBN Haber

Tarkan Büyükoktar

Maske düştü… Yandaş göründü…

29.06.2020 00:10

Geçtiğimiz haftanın çok konuşulan konularından biriydi… Baro Başkanlarımızın Ankara yürüyüşü, direnişi ve Sayın Metin Feyzioğlu’nun kandırarak Anıtkabir’e götürdüğü baro başkanları…

Her zaman söyledim, hep söyleyeceğim; “Avukatlık mesleğinin önündeki en büyük sorun Metin Feyzioğlu’dur” diye ve bulduğum her fırsatta, kendisini istifaya davet ettim. Bu yüzden süreç içerisinde yaşananları hiç de yadırgamıyorum…

Sayın Başkan aralarında Konya Barosu Başkanımızın da bulunduğu 15 baro başkanımızı kandırarak Anıtkabir’e götürmüş ve sonrasında da sorunu çözmek için çaba sarf etmiş… Dostlar alışverişte görsün…

Peki, Sayın Feyzioğlu neden yürüyen ve direnen baro başkanları ile birlikte olmak yerine baro başkanlarını kandırma yolunu seçti?

Peki Metin Feyzioğlu mu kandırma yolunu seçti, yoksa baro başkanları mı kandırılmayı tercih etti?

Sonuçta kandırılmak direnmekten, mücadele etmekten kolaydır…

Bu yüzden bizi yönetenler sürekli kandırılır ve sonunda çıkıp; “Allah da, millet de bizi affetsin” demezler mi?

Biz toplum olarak çabuk unutup, affedebiliriz belki ama tarih affetmeyecek.

Oturduğu koltuğu kanunsuz bir şekilde korumak için hukuki olan olağanüstü genel kurul talebini reddedenleri ve ona arka çıkan baro başkanlarını tarih affetmeyecek…

Temsil ve iktidar makamında oturduğu halde, eleştiriyi kabullenmek yerine, muhalifleri bir şekilde susturmaya çalışıp, muhalif başkanları baroları terörize etmekle suçlayanları tarih affetmeyecek…

Gelen tepkilerin ve olası alternatif eylemlerin duyulmasının ardından ise Konya Barosu da bir açıklama yaparak Sayın Feyzioğlu’nun artık meşruiyetini kaybettiğini dile getirmiştir.

Aylar sonra, yıllar sonra da olsa baromuzun benimle aynı noktaya gelmesi mesleki anlamda sevindirici bir gelişme oldu…

Peki bu yeterli mi?... Elbette HAYIR…

Baromuz en kısa zamanda, bu konudaki tavrını değerlendirmelerini kentteki ilgili hukuk dernekleriyle birlikte tartışarak kamuoyu ile paylaşmalıdır.

Peki bu yeterli midir? Elbette HAYIR…

Diğer kentlerde yapılan eylemlere mutlak suretle destek verilmeli, bunun yanı sıra kendi kentinde yerel bazda da olsa eylemler organize edebilmelidir…

Peki bu yeterli midir?.. Elbette HAYIR…

Diğer pek çok ilin TBB delegesinin yaptığını Konya delegelerinin de yapması ve Türkiye Barolar Birliği nezdindeki görevlerinden derhal olmak kaydıyla istifa etmeleri gerekmektedir. Zira bu istifalar gösterilen tepki ve tavır açısından bir samimiyet testi niteliğinde olacaktır. Şayet tepki gösteren ve açıklama yapan kentimizin TBB delegeleri birlik nezdindeki görevlerinden istifa etmekte zorlanıp, geri duruyorsa; kimse kusura bakmasın gösterilen tepkiler Metin Feyzioğlu’nun direnen baro başkanlarımıza desteği kadar samimiyetsiz bir hal alacaktır.

Peki bunlar yetecek midir?.. Elbette HAYIR…

Tepki veren tüm baroların en kısa zamanda organize olarak etkili bir eylem planı hayata geçirmeleri şarttır… Bu konuda oluşmuş bir kamuoyu varken, bu kamuoyu dağıtılmaksızın birtakım çalışmalar ivedilikle yürütülmelidir. Sıcağı sıcağına birtakım çalışmalar yapılmazsa barolar 27 saat sonra gelen başkan konumuna düşecektir.

Polis zulmünün üzerinden 27 saat geçtikten sonra alana sığıntı gibi gelen bir başkana onurlu bir şekilde direnen meslektaşlarımız gereken dersi ve tepkiyi vererek sırtlarını döndüler ve alana almaması ise tarihe geçecek bir karedir.

Çünkü Sayın Başkan, çorba içerken maske takmadığı gerekçesiyle başkanımıza ceza yazılırken yoktu…

İnsani ihtiyaçları için meslektaşlarına pastanesini açan yurttaşımıza on iki bin lira ceza yazılırken yoktu…

Oradan geçen ve meslektaşlarımıza destek için korna yapan bir meslektaşımıza kamu huzurunu bozmaktan para cezası yazılırken orada yoktu… 27 saat sonra maskesiz bir şekilde geldi… Çünkü birlik başkanımızın hukukçu ve avukat maskesi artık düştü…

Gelinen süreç beni ve benim gibi düşünenleri haklı çıkardı…

Ülkeler arası gezebilmek için yeşil pasaportu hunharca alkışlayan sayın başkan, baro başkanlarının başkente girememesi karşısında kafasını kuma gömmeyi tercih etmiştir.

Sadece kişisel bekası için siyasal iktidara yakın durarak, çoklu baro projesini el altından destekleyerek ve meslektaşlarına yapılan haksızlıklar ve zulüm karşısında susarak dilsiz şeytan konumuna gelen Sayın Başkan artık meşruiyetini kaybetmiştir.

Biz avukatların derdi ekonomiyken, yargılamadaki konumumuzken gündeme çoklu baroyu taşımak avukatlara zulümdür. Özellikle pandemi döneminde açıklanan ekonomik paketlerden avukatlarla ilgili bir şey çıkmaksızın pek çok meslektaşımız mağdur olurken sosyal medya yayınlarıyla mesleki sorunlara sözüm ona çare aramak acizliktir… Basiretsizliktir…

Avukatlar yargının kurucu unsurudur…

Avukatlar halkın hak ve hürriyetlerinin teminatıdır…

Avukatlar bağımsız olmazsa, yargı bağımsız olamaz…

Geçmişte yaptığım çağrıları bir kez daha tekrarlıyor ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sayın Metin Feyzioğlu’nu bir kere olsun avukatlar için bir şey yapmaya, istifa etmeye davet ediyorum…

Savunma başkana rağmen yürüdü…

Savunma başkana rağmen direndi…

Savunma başkana rağmen kazanacak…

Barolar başkana rağmen kazanacak…

Savunma başkana rağmen susturulamayacak…

HERKES İÇİN HUKUK… HERKES İÇİN ADALET... ADALET İÇİN AVUKAT…


Yorumlar

  • Av.Mümün Karabuğa
    29.06.2020 00:42

    Kaleminize sağlık.TBB Başkanını istifaya ve yeniden seçime zorlamak için TBB yönetim kurulu üyesi 4 meslektaşımızın yaptığı gibi asıl ve yedek tüm üyelerimizin istifası sağlanamaz mı.

Yorum Yaz - Yorumlarınız editör onayından sonra yayınlanacaktır

Bizi Takip Edin

Namaz Vakitleri

KONYA

05.02.2020
İmsak 05:00
Güneş 07:50
Öğle 13:05
İkindi 16:04
Akşam 18:22
Yatsı 19:40