BBN Haber

Hamid Fatih Okutan

İslam ve yeni dünya

04.08.2020 00:10

Daha önceleri dünyamız yüzyıl da değişim ve yenilikler yaşıyordu. Şimdilerde ise, on yılda bir değişim ve yenilikler görüyor ve yaşanıyor. Özellikle bu Covid 19 dönemi ile bütün sahalarda değişime maruz kalınmıştır.

Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak diyenler, yeni bir dünyanın haberini vermektedirler! Kontrollü ve küçülmüş bir dünya!

Bir görünmez virüs ile insanların yaşam ve iletişim biçimini değiştirdiler. Peki kim bu değişimi uygulayarak kitlesel tahakküm ve yönetimi dizayn etmek isteyenler?

Bu sorunun cevabı; ilim, bilim ve sermayeyi elinde tutan organize güçler diyebiliriz.


 

Bu sebepten dolayı, Rasulullah s a s. İlim en uzak mesafede de olsa, gidin alın, pazar ve ticaretinizi İslam hukukuna göre, rayiç bedeller uygulayarak yapınız ki, ticaretiniz, insanların hak ve hukukunu zedeler işleyişte olmasın buyurmuştur.

Zira İslam’da ticaret, kul hak ve hukukunun korunması temelinde tesis edilmiştir. Faiz ve benzeri zulüm aracı ticari sistemleri yasaklamış, insanların emeğinin fırsatçıların ve tefecilerin eline düşmesini engellemiştir.

Lakin, bugün dünyanın sermaye gücünü elinde tutan bu organize güçler, sermayelerini büyütmek ve insanlığa baskı aracı yapabilmek için, faiz ve faiz sistemine dayalı işletmelerini dünyaya yaymışlardır.

Sermaye kimde ise, silah ve güç de ondadır kaidesi gereğince, psikolojik, biyolojik silahlar başta olmak üzere, tüm silahları elinde tutmaya özen göstermişler ve kontrollerinde olmayan ülkelerin de bu imkanlara sahip olmalarını engellemişlerdir. Bir şekilde bu imkanlara sahip olanlara da her türlü baskılar ve saldırılar yapmışlar, yıkmak için içten ve dıştan muhasaraya almaya çalışmışlardır.

Bu organize güçleri tanıyamayan, onlara karşı plan ve proje sahibi olmayanlar hiçbir zaman bu cendereden kurtulamamış ve kendi ayakları üzerinde durmamış, faiz ve tahakküm ekonomisinden kurtulamamış, onların kasalarına sermaye taşımak zorunda kalmışlardır.

Yazımızın tam bu noktasında;

İslam ekonomisi ve hukukunun önemi ve mecburiyeti ortaya çıkmaktadır.

İslam ülkeleri, İslam’ın ekonomik sistemini uygulamadıkça, veda hutbesindeki faiz yasağına uymadıkça bu zulüm ve sömürü düzeninin çarkları arasında hep olacak, milli ve manevi sermayeleri talan edilmeye mahkum kalacaktır.


 

İslam’ın yaşam biçimini, ekonomik sistemini, bilgi ve bilim emrini uygulamayan İslam toplumları, yüzyıla varmadan, dünyanın haram ve haksızlık üzerine kurulmuş, kapitalist sistemin entegre tesislerinde, işlevsiz ve zalimlere esir hale geleceklerdir.

Hayat hakları, sadece kapitalizmin ve Siyonist globalizminin insafına ve iradesine mecbur kalacak, görünüşte İslam ülkesi, ancak, hayat biçimi ve irade olarak İslam ile alakaları olmayacaktır.

Beş yüz yıl İslam diyarı olan Endülüs devleti, nasıl Hristiyan ispanya olduysa, İslam diyarlarını tek tek entegreye tabii tutacaklar ve kapitalizm ile uyumlu hale getirileceklerdir ki,

Günümüzde onlarca İslam ülkesi kapitalizmin entegre tesislerinde beklemektedir. Allah Teala, dünya üzerinde, doğru ile yanlışı açık ve seçik ortaya koymak için peygamberler ve kitaplar göndermiştir. Bize Kuran'ı ve peygamberi gönderdi. İslam nizamını gönderdi. Onlara göre hayatımızı düzenleyelim diye...

Beşeri ve şeytani zulüm sistemlerinden kendimizi koruyabilelim diye bize İslam hukuk ve ekonomi sistemini, Kur’an’ın satırları arasında gönderdi ki, onları uygulayıp İslam toplumu ve ülkesi olarak ayakta kalabilelim, dünyamızı sömürenlere esir olmayalım.

Maneviyatın ve medeniyetin, sermayenin gölgesine girdiği dünyamızda, ahlak ve edebi korumanın tek yolu vardır. O da İslam yolu ve nizamıdır...

Tüm geleceklerin, sermayelerin, yeniliklerin, huzur ve güvenliklerin hayatımızda olması için tek yol budur. Bu yola sahip olmanın da tek çaresi vardır ki.

O da İslam’da BİRLİK ve beraberlik içinde kardeşçe yaşamayı öğrenmek ve tatbik etmektir. Ülkenin bekasını ve bütünlüğünü isteyen insanların, güç ve fikir birliği içinde, dayanışma ve hareket halinde olması bir mecburiyettir.

Dünyamızı huzurlu kılmanın ve yaşanılır yapmanın çaresi, insan hak ve hukukunu esas alan, adil bir sistemi yaşamımıza uygulamaktır. Umarım dünya üzerindeki İslam ülkeleri, kapitalist sistemin, sömürü ve zulüm sistemini, kendi hayatlarından çıkararak, birlik ve dayanışmaya yönelir, ümmete huzur ve güven ortamı oluşturma yoluna girerler.

Allah Teala’nın izin ve yardımı ile İslam ümmeti bugünlere ulaşacaktır. İnsanlık hızla Allah rızasına koşmaktadır. Zira görünen ve beklenen odur ki, Ümmeti Muhammed (sav) uyanıyor ve istikbal İslam’ın nuruna yeniden gebedir inşallah.

Sağlıcakla hidayette kalınız, her nerde yaşıyor ve bu yazımızı okuyorsanız değerli okuyucularım.


Yorum Yaz - Yorumlarınız editör onayından sonra yayınlanacaktır

Bizi Takip Edin

Namaz Vakitleri

KONYA

05.02.2020
İmsak 05:00
Güneş 07:50
Öğle 13:05
İkindi 16:04
Akşam 18:22
Yatsı 19:40

Altın & Döviz