BBN Haber

Hamid Fatih Okutan

İslam ve Terakki

01.06.2020 00:10

Terakki, yani ilerleme,

Bu kelime, yedi harfli kısa Arapça bir kelime ve çok kullanılmış, siyasi mücadelelere malzeme olmuş önemli bir kelime.

Terakki, ilerleme,

Yeniliklerde ilerleme,

Yol yürüyüşünde ilerleme,

Siyaset ve idarede ilerleme,

Teknik ve sanayii de ilerleme,

Düşünce ve fikirde ilerleme,

Yaşam tarzı ve alışkanlıklarda ilerlemek.

Velhasıl, insanlar hep ileriye bakmışlar ve hızla ilerleme noktasında yeniliklere koşar adımlar ile sahip çıkmışlardır. Geçmişteki tecrübe ve terkiplerin ışığında, düşünce ve prensipler ile tarihinden ibretler ile yoğrularak ileri yürüyen ve yeniliklere sahip çıkan milletler, sağlam, köklü ve sarsılmaz bir yapıya sahip olmuşlar, dünya medeniyet, sevk ve idare gücünde belli bir söz ve yaptırıma müktedir olmuşlardır.

Ancak, bilinçsiz, amaçsız, bilgisiz bir şekilde her ilerleme de yer alıp her türlü yeniliğe sarılan, vahşi ve imansız medeniyetlerin, yaşam tarzlarına, idare sistemlerine, gaye ve düşünce tarzlarına sahip çıkarak uygulayan milletler ise, toplumsal buhranlardan, her türlü zararlı olgu ve akımlardan toplumunu ve nesillerini koruyamamışlardır.

İnsan hayatının, yaşam kalite ve prensiplerini tahrip eden, hayvani duygu ve düşünce yaşam tarzına, yuvarlanmaktan kurtulamamışlardır.

Ahlaksızlığın, azmışlığın ve çevresine zarar verme alışkanlığının önüne geçmek adeta imkansız hal alabilir.

Bu zararlı ve tahrip edici yaşam tarzı ve azmışlığa sahip insanlar, çoğalarak, mütedeyyin ve medeni insanların hayat sahasını daraltmak, hatta işgal edebilir.

Haksızlık, hırsızlık, dolandırıcılık, kapkaççılık, haram yeme alışkanlığı adeta kronik bir hastalık haline gelir ve toplumumuzu tehdit eder bir hal alabilir.

Dünyamızı yaşanılır olmaktan çıkarabilirler. Bazı toplumlarda, körü körüne, amaçsız, inançsız bir şekilde inşa edilen ilerleme, bataklık halini almış, adeta sivrisinek üretir gibi, azgın, ahlaksız ve kuralsız insan türü yetiştirmektedir.

Mazlum ve inançlı insanlar, bu inançsız ve bilinçsizce kurulan yaşam çarkları arasında nesilleri ile beraber yok olmakla karşı karşıya kalmışlardır.

Ancak ve ancak İslam‘a teslim olmuş, yaşam ve düşünce tarzını ona göre düzenlemiş, her türlü yeniliğe ilerlemeye değil, Allah Teala’nın koyduğu kurallara uygun ilerleme ve yeniliklere sahip çıkan toplumlar, hem dünyada hem de ahiret de, karlı çıkan şanslı insanlar olmuşlardır.

İslam peygamberi Hz. Muhammed SAV. ilim, bilgi, teknik, yeniliği, örneğin uzak bölge olarak de Çin’de de olsa onu alın buyurmuştur!

Bu tavsiye, yaşam kalitesini yükselten teknik yenilikler anlamındadır.

Yoksa, ahlakınızı, inancınızı, aile ve toplumsal yaşam tarzınızı, sağlığınızı tahrip eden virüs, zararlı düşünce ve azgınlıklar alınsın, toplum ve nesiller yok edilsin, yani insan olmaktan çıkarıp hayvanlaştırılsın anlamında olmamıştır. İlerlemeye yararlı ne varsa almak, zararlı ne varsa uzak durmak zaten İslam’ın muhtevasında ve yaşam prensiplerinde mevcuttur.

Hülasa, teknik ve sanayii de dünyanın yenilik ve ilerleme tarzına uymak ve uygulamanın, peygamberimizin 15 asır önce ümmetine yaptığı tavsiyesi olduğunu bir defa daha hatırladık ki, bu sahada Allah rahmet eylesin Erbakan hocamız, teknik ve sanayii de neden ilerleme hızının en önünde yer almamız gerektiğini çok söylemiş ve bugün çok haklı olduğu anlaşılmıştır.

Allah Teala ondan ve ülkemize ve milletimize hakkıyla Allah rızası için hizmet eden, can verenlerden razı olsun. Hamdolsun ülkemiz, gücü nispetinde bu yolda ilerliyor, yeniliklere şuurlu bir şekilde sahip çıkıyor, lakin ahlak, düşünce ve yaşam tarzındaki zararlı akım ve yıkımlara karşı tam olarak duramamış, İstanbul sözleşmesi ile de teşvikle sahip çıkmıştır, maalesef!

Ne yazık ki, ahlak ve maneviyata ters, aile yapımızı kökünden sarsan bu batının vahşi medeniyet tarzı sözleşme, hala revize edilememiştir.

Mevzu olmuşken şunu söylemeden geçmemeliyiz. Halkımız bu sözleşmenin revize edilmesini öncelikli olarak beklemektedir. Umarım itibara alınır ve kısa zamanda bu yara da virüs gibi yok edilir.

Unutulmamalıdır ki, iman ve inanç esasları, birlik ve dayanışmaya muhtaç, milletler mozaiğinin çimentosudur.

Bu şuurla eğitim ve öğretim, fırsat elden çıkmadan, ihmal edilmeden uygulanmalı, istikbalimizin sağlam ve sarsılmaz imana sahip nesilleri yetiştirilmelidir.

Aksi halde. Minarelerimizden ezan yerine, batının vahşi müziklerini, millete dinleten, köksüz ve azgın nesiller vatanın sathında çoğalır ve hoyratça milli ve manevi değerlerimizi talan ederler ve bunun adını da, demokratik hak ve özgürlük olarak, ortaya koyma cesaretinde bulunabilirler.

 

Allah Teala uyanıklık, tedbir ve tedarik üzere olmayı tez zamanda nasip eylesin.

Rabbimiz ülkemizi ve milletimizi her türlü zararlı düşünce ve sağlık virüslerinden muhafaza eylesin..

Sağlıcakla, hidayet üzere kalınız değerli okuyucularım. Allah’a emanet olunuz.


Yorumlar

  • Yanar
    05.06.2020 20:57

    Terakkiye mani,islamın özüne de zarar veren geleneksel sözde islami anlayıştır... Gördüğü her farklılığı veya olayı "Allahın hikmeti" deyip sorgulamayan araştırmyan zihniyettir... Batının pozitivizmi zararlı değildir... Orta doğu mistisizmi hem terakkinin hem de Kuranın amansız düşmanıdır...

Yorum Yaz - Yorumlarınız editör onayından sonra yayınlanacaktır

Bizi Takip Edin

Namaz Vakitleri

KONYA

05.02.2020
İmsak 05:00
Güneş 07:50
Öğle 13:05
İkindi 16:04
Akşam 18:22
Yatsı 19:40