BBN Haber

Oktay Mermer

İslam'ı çağ dışı göstermeye çalışanlara…

27.03.2020 00:10

Türk siyasi tarihine damga vuran liderlerin başında gelen Şehit Muhsin Yazıcıoğlu, 28 Şubat sürecinde İslam'ı çağ dışı göstermeye çalışanlara karşı yaptığı açıklamayla tüm Türkiye'nin gönlüne taht kurmayı başarmıştı.

İşte Yazıcıoğlu'nun İslam'ı çağ dışı göstermeye çalışanlara karşı yaptığı o açıklama:

Üzerimizde hissettiğimiz İslam'ı çağ dışı gösterme çabalarına baktığımızda, bugünkü sistemlerin ve anlayışların halen İslam'ın 1400 yıl önce getirdiği çağa insanlığı ulaştıramadığını görmekteyiz.

Sömürüye ve köle düzenine son veren İslam mı karanlıkların dünyasıdır?

Kız çocuklarının diri diri gömülmesine engel olan ve kadını gerçek değerine ulaştıran İslam mı çağın gerisindedir?

İşçiye sırtının teri kurumadan ücretini ödemeyi emreden Peygamberimiz mi bugünkü çağın gerisinde kalmıştır?

Çamurların içinde bir dilim ekmek almaya çalışan insan manzaralarının oldu bugünkü günümüzü düşünecek olursak, 'komşusu açken tok gezen bizden değildir' diyen iki cihan sultanı mı çağın gerisinde kalmıştır?

'İnsanın en hayırlısı insanlara hizmet edenlerdir' buyuran Peygamberimiz insanları hayırlı hizmetlere yönlendirirken bu çağın çok mu gerisinde bir şeyler söylemiştir? 

'Bir devlet adı ile yükselir zulüm ile yıkılır' buyurmuştur; en zayıf insanın kuvvetli olandan hakkını aldığı devlet adaletli bir devlettir, zayıf olanın güçlü olandan hakkını alamadığı devlet zalim devlettir.

 Yani devletin temelini adalet üstüne oturtmuş olan, tüm insanları Allah'ın yarattığı bir kutsal emanet olarak gören sistem bugünkü çağın neden gerisinde kalmaktadır?

Öyle bir aydınlıklar ve karanlıklar dünyası önümüze koymaktadırlar: kendi inancı ve değerleriyle birlikte kamudan yararlanmak isteyenleri, kendi inancı ve değerleriyle birlikte ilmiden istifade etmek isteyenleri baskı altına almak mı aydınlıkların dünyasıdır?

Eğer aydınlıkların dünyası diye bahsedilen dünya buysa biz bu dünyadan değiliz!

Çünkü 1400 yıl önce Veda Hutbesiyle insanlara hakkı, adaleti, insani değerleri ve bütün inançları insanın kendi iradesiyle seçebileceğini vaad eden Peygamberin ümmeti olmaktan büyük bir onur duyarak, onun getirmek istediği aydınlıklar dünyasında yaşamak isteğimizi daha kuvvetli bir şekilde ifadeye mecburuz.

Hz Peygamber’in insan ilişkilerine yaklaşımı nasıldı bir de onu görelim:

Peygamberimiz İslamiyet gelmeden önce de halkı tarafından güvenilir bir kişi olarak bilinirdi.

İnsanlar onunla konuştuklarında güvenir ve inanırlardı.

Efendimiz insanlarla ilişkilerinde sabırlı ve anlayışlı biriydi.

Hazreti Peygamber adaleti tesis etme noktasında hiçbir ayrım yapmaz herkese hakkını verirdi.

Efendimiz merhametli ve cömert biriydi.

Birinin ihtiyacı varsa gidermeye çalışır kendisinde yoksa borç alır verirdi.

Hazreti Peygamber kolaylaştırıcı ve müjdeleyici bir yol takip eder insanlara değer verirdi.

Hazreti Peygamber insanlarla karşılaştığında selam verir ve tebessüm ederdi.

Tebliğ yaparken düzgün ve açık konuşurdu. Konuları kısa ve öz anlatır ve karşı tarafın anlamasını kolaylaştırırdı.

İnsanların sorduğu sorulara sabırla cevap verirdi.

Kimi zaman anlatmak istediği konuyu mizahi bir dil ile ifade eder ve karşı tarafın düşünmesini sağlardı.

Peki şimdi kendi kendimize soralım bu güzel dinimizi neden yaşamıyoruz?

Üzerimize görev olan İslam’ın şartlarını yerine getirmek ile işin bittiğin mi düşünüyoruz?

Peygamber efendimizin güzel ahlakını,  peygamber efendimizin hoş görüsünü, fakir fukarayı gözetmesini, çocuklara sevgisini ve sabrını niye uygulamıyoruz?

"İlim öğrenmek kadın-erkek herkese farzdır."

"Kim ilim talep ederse; bu işi, geçmişteki günahlarına kefaret olur."

"İlim Çin'de bile olsa gidiniz."

"İlim aramak için bir tarafa yönelen kimseye Allah, cennet yolunu kolaylaştırır."

Sözlerini Peygamber Efendimizin söylediğini ve ilime bilime önem verdiğini bilen bizlerin.

Bilmemize rağmen ilime bilime kaçımız ne kadar önem verdi?

Rasulullah Efendimiz küçüğünden büyüğüne toplumun her kesimi ile şakalaşırdı. Hz. Enes (R.A), çocukluğunda Peygamberimizin (S.A.V.), yanına gelip oturduğunu ve O’nun kendisine “iki kulaklı” diyerek şaka yaptığını anlatır.

Bir başka rivayetinde ise yaşlı bir kadının Rasulullah’a (S.A.V.) gelip cennete gidebilmek için kendisine dua etmesini istediğini belirtir.

Allah Rasulü’nün ona: “Hiçbir yaşlı kadın Cennet’e girmeyecektir!” demesi üzerine kadın üzülür ve ağlar.

Efendimiz bunun üzerine kadını teselli ederek “cennete yaşlı hali ile girmeyeceğini, gençliği ile bu nimeti tadacağını” ifade eder.

Ne olur İslamiyeti, Peygamber Efendimizin hayatını bilerek yaşayalım ve dinimizin kıymetini bilelim…

Yorumlar

  • yanar
    27.03.2020 22:33

    niye islamın çağ içi olduğunu gösteremiyoruz...nerdeyse şu mevcut anlayışın islam olmadığını bilmesem ben de aynı fikirde olacağım...akp nin sistemi islam mı ya diğer sözde müslüman ülkelerin...

Yorum Yaz - Yorumlarınız editör onayından sonra yayınlanacaktır

Bizi Takip Edin

Namaz Vakitleri

KONYA

05.02.2020
İmsak 05:00
Güneş 07:50
Öğle 13:05
İkindi 16:04
Akşam 18:22
Yatsı 19:40