BBN Haber

Hamid Fatih Okutan

Dünyanın beklediği felaketler

29.06.2020 00:10

Başlığı tersine de okuyabilirsiniz, dünyayı karıştırmak için bekleyen felaketler!

1. Irkçılık hareketleri.

2. Uluslararası savaşlar.

Irkçılık; İnsanlığın en çok zarar gördüğü, tarihlere dayanan, vahşet ve dehşet kaynağı, müzmin bir ruhsal hastalıktır. İnsanlar, kendi aidiyetlerini üstün görerek, diğer insanlara baskı ve hayat hakkı tanımamak şeklinde, zulüm ederek, varlık ve güçlerini ortaya koymaktadırlar. Tabiidir ki, bunu yaparken, kan ve gözyaşı akıtıyor, mazlum ve suçsuz insanların, hayatlarını ve yuvalarını başına yıkıyor ki, buda dünya üzerinde sürekli göçlere sebebiyet vermektedir. Dolayısıyla bu göçler, yerinde oturmuş bir hayat kuran, ekonomi ve sosyolojik imkanlarını kendilerine göre dizayn etmiş toplumların, huzurunu ve düzenini alt üst etmekte, dünya üzerinde fakirin ve fakirliğin hızla oluşmasına sebebiyet vermekte, yer yer sosyal patlamalara yol açmaktadır.

Dünyanın tüm bu sosyolojik ve ekonomik problemlerine çözüm arayanların, 1400 yıl önce, Hz.Muhammed’in (sav) tavsiye ettiği çözüm uyarısına bir defa daha unutmamak üzere, kulak vermeleri gerekiyor...

Veda hutbesinde, 1400 yıl önce bu insanlık suçuna çözüm getirmiş, bir peygamberin ümmeti olarak, İslam aleminde bu vahşetin yayılması ve yaşanılması çok vahim ve talihsiz bir hatadır.

Allah Teala’nın rahmet ve bereketi üzerimize olsun istiyorsa, huzur içinde bir yaşam sahibi olmak istiyorsa, insanlar, bu insanlık ayıbı hastalıktan kurtularak, İslam’ın huzur ve mutluluk yoluna sarılmasının, şart olduğunu unutmamalıdır.

Avrupa daha 19.yüzyılda ırkçılık savaşları yüzünden yerle bir oldu, Almanya da taş üstünde taş kalmayan şehirler oldu, ama bu savaşları yeni nesile iyi anlatamadıkları için, yeniden bu tehlike ile karşı karşıya kalan Avrupa, ne yapacağını bilemez haldedir ki, ırkçılık hızla kök salmakta ve sosyal patlamalara yer yer sebebiyet vermektedir.

Amerika, yıllardır zulmettiği, siyah ırkın hiddeti karşısında çaresiz kalmış, birçok şehirde yıkıcı hareketleri yaşamış, ırkçılığın nasıl bir bela olduğunu, virüs ten de daha dehşetli bir hastalık olduğunu anlamıştır.

Ortadoğu’ya gelirsek, birçok İslam ülkesinde ve Türkiye’miz de aynı hastalığın hızla yayıldığını kök saldığını görüyoruz. İslam ülkeleri de nesillerine veda hutbesini maalesef anlatmadı, anlatamadığı için ırkçılık belası ile karşı karşıya gelmiş, ekonomik, sosyolojik ve coğrafik buhranların yanı sıra, kan ve göz yaşına sebep olmaktadır.

 

İslam eğitim, öğretim ve kardeşliğinin ihmal edilerek öğretilmemesi, İslam alemine büyük reçeteler getireceği muhakkaktır. Zararın neresinden dönülürse kardır diyerek, etkin plan ve projeler ortaya koymak ve nesillere okullarda İslam kardeşliği ayrı bir ders olarak verilmelidir. Farklı ırk ve milletlere mensup olmanın, İslam kardeşliğini izale etmediğini, gerçek kardeşliğin İslam kardeşliği olduğunu, insanların temelde ademin çocukları olarak birbirlerine, medeniyet ve insanlık temelinde kardeş olduğunu, siyahın beyaza, beyazın siyaha üstünlüğü olmadığını, hangi milletten olursa olsun insanların yaratılış kökeninde kardeş olduklarını nesillere öğretmenin şart olduğunu hatırlamak ve bunun gereğini yapmak acil bir görevdir. Umarım, veda hutbesini tekrar hatırlar ve bu yolda projeler geliştirilerek İslam kardeşliği nesillere okuldan başlayarak, daha etkin bir şekilde öğretilir.

Uluslararası savaşlara gelince; yukarıda anlatmaya çalıştığım kardeşliği yok eden Irkçılık hareketleri bu savaşların alt yapısı ve öz kaynağıdır. Bunun yanısıra, menfaat ve ulusal üstünlük ve tahakküm yarışları da dünyayı sarmaya hazır vaziyet almıştır.

Dünyanın birçok ülkesinde devam eden iç savaşlar ve kıtalar arası tahakküm savaşları 3.bir dünya savaşına kapı aralamaya yönelmiştir. Menfaat ve silah ticareti odakları bu kapının açılmasını iştahla beklemekte ve bunun için elinden geleni yapmaktadırlar. Uluslararası arenada, bu tehlikelerden korunmak ve en az etkileşim ile geçiş yapmak, en başta gelen görevimiz olmalıdır.

Aynı zamanda halkımızı ve nesillerimizi bu tehlikelerden haberdar etmek, gelecekteki zararlarını iyi anlatmak, bu insanlık suçu tehlikelere karşı uyanık olmalarının şart olduğu nesillere iyi anlatılmalı ve öğretilmelidir.

Huzurun kaynağının sadece maddi imkanlar olmadığını, maneviyatın ve İslam kardeşliğinin, birlik ve beraberliğin, ülkemize ve bayrağımıza bağlılığın ne kadar önemli olduğunu konu alan dersleri en etkili şekilde eğitim müfredatlarında, İslam kardeşliği ve vatan için birlik adı altında, yerini mutlaka almalı ve uygulanmalıdır. Eksiği ve fazlalığı ile ülkenin bekası, Milletimizin güven ve huzuru için çalışan hükümetimizin, bu tehlikeler konusunda uyanık ve tedbirli olduğunu, gayret ve çalışmalarını görüyor ve takdir ediyoruz.

Lakin eksikleri ve ihmalleri masaya yatırmalı, iş işten geçmeden, nesillerimizin, dünya baronlarının ve tahakküm odaklarının malzemesi ve esiri olmaması, uyanık ve her zaman diri olması için, bu görevler asla ihmal edilmemelidir. Cennet vatanımızın bir bireyi olarak, görevimizi yapıyoruz ki, her kes bulunduğu yerde ve makamda yapmak durumunda olduğu görevini yapmamız, ülkemize ve nesillerimize sahip çıkmamız gerektiği, görev ve duygusu için olmalıyız..

Bu duygu ve haleti ruhiye ile yazımı tamamlıyor, sağlık ve huzurlu günlerimizin daim olmasını, Allah Teala’dan niyaz ediyorum. Sağlıcakla, huzur ve hidayet de kalınız. Değerli okuyucularım.


Yorum Yaz - Yorumlarınız editör onayından sonra yayınlanacaktır

Bizi Takip Edin

Namaz Vakitleri

KONYA

05.02.2020
İmsak 05:00
Güneş 07:50
Öğle 13:05
İkindi 16:04
Akşam 18:22
Yatsı 19:40