BBN Haber

Hamid Fatih Okutan

Dış politika ve İslam - 7 -

30.03.2020 00:10

İnsan ve Toprak

 

Her asırda bir tufana maruz kalan insan, yaratılış gayesinden uzaklaşmanın cezasını çekiyor,

Ama her defasında, çabuk unutuyor aynı hataları yapmaktan geri durmuyordu. Hz.Nuh’un gemisine binenler kurtuluyor, yanlışta ısrar edenler, sulara gömülüp kayboluyorlardı.

Hz.Musa’nın uyarılarına cevap vermeyip, ilahi sınırları işgal eden firavun, Rabbimizin kün feyekün emriyle birleşen toprakların ortasında kalarak yok oluyordu.

Son pişmanlık kurtuluşuna çare olmuyordu.

Hz. İbrahim’i mancınıkla ateşlerin ortasına fırlatan Nemrud’un burnundan bir sinek giriyor beynini parçalıyordu.

Hz. Muhammed’i (sav) Mekke sokaklarında taş ve sopalar ile taşlayıp kan revan içinde bırakanlar ya hatalarını anlıyor kurtuluyor ya da ebediyyen helak oluyorlardı...

Toprak insanı her defasında içine çekiyor, kendisine ait olanı sarmalıyor, özüne katıyordu!..

Lakin insanlar tekrar toprağa dönerken, ilahi yaratılış gayesinden uzak, kendisinden istenilen görevleri yerine getirmeden gidiyor, dünyada yaptığı yanlışların ve haksızlıkların cezasını çekeceğini unutuyordu.

Unutulan bir husus daha vardı ki, o da Allah Teala’nın ölüm ötesindeki azabının yanında, bir de dünyada ceza olarak vereceği gazabı idi.

İşte konumuzun en can alıcı noktası bu idi.

Allah’ın gazabı..

Dünyadaki gazabı!!!

Dünya dahil hiçbir var oluşu sebepsiz yaratmayan Rabbimiz, her bir musibet, tufan ve felaketleri de sebepsiz ve vasıtasız göndermemişti.

Günümüzün korona afetini de birçok kişi, kuruluş ve ülkeler vasıtasıyla, onların çılgınlık ve isyan dolu maksatlarını sebep ederek göndermişti!!!

Musibetin nereden nasıl geldiği açık ve net durumda olduğu halde,

Yok yarasanın kanadından, yılan çıyanların etinden vahşi insanlar yemiş ve dünyaya yayılmıştı...

Peki, nasıl yayıldı bu virüs?

İsmi önemli değil, bir Amerikalı profesörün, dünya derin organize akıl güçlerinin, biyolojik silah elde etmek amacıyla açtıkları, virüs proje yarışması için, Çin’de açmış oldukları bu araştırma masasına takdim ettiği bu korona virüsü projesiydi.

Zaman içinde bu projeyi Amerikalı profesörden çalarak tekrar Çin’e getiren güçler, bu virüsün yayılması için Çin’i seçmişlerdi.

Çünkü Çin’de bu projenin uygulanmasına müsait bir ortam ve yönetim şekli vardı. Bir şekilde Çin’de sofraları süsleyen vahşi hayvanlara kasten aktarılan bu virüs insanlara hızla yayılmış ve sadece Vuhan’dan dünyaya bir milyon insan dünyaya dağılıyordu.

Ne gariptir ki, bu milyon insanın dünyaya dağılması sessiz sedasız bitiyor, ondan sonra uyanma oluyor ve dünya ayağa kaldırılıyordu!!!

İnsanların genlerine ayarlanmış ve belli ırklara saldıran bu virüsten korkan o vahşi hayvan etlerini yiyen, çılgın insanlar, hatta krallar, devlet adamları, zenginler kaçacak yer arıyorlardı.

Ne yazık ki, Allah Teala’nın rahmet ve gazabını tanımayı akıl edemeyen insanlar, gözle görünmeyen bir varlık karşısında çaresiz kaçışıyorlardı.

 

Kabe-i Şerif’ten tüm dünyaya yayılan “Allahu Ekber” (Allah büyüktür) nidalarını duymayan insanlar, bir virüsün sessiz yayılışını anında duyuyor, evlerine kapanıp Allah Teala’ya yalvarmayı hatırlıyorlardı.

Papa’nın ülkesinde çaresiz kalan başbakanın işimiz göklere kaldı açıklamasından sonra, İtalya'da cadde ortasında namaza duran Müslümanların arkasında Hristiyanlar, çocuk arabalarını bir kenara bırakarak namaza uymaya çalışıyorlardı.

Ama iş işten geçmişti,

Gemiye binen binmiş tufandan kurulmuştu! Suyun ortasında iman eden Firavun’un son pişmanlığı kabul edilmemişti. Bir sineğin hışıltısına Nemrut dayanamamıştı..

Ebrehe ordusu, ebabil kuşlarının gagasındaki ufacık taşların kurşun gibi beyinlerine saplanmasından kutulamıyorlardı.

Değerli okuyucularım. Dünya var olalı, hak ile batılın, yanlış ile doğrunun, isyan edenler ile iman edenlerin, karanlık ile aydınlığın, merhametliler ile vicdansızların mücadelesine mekan olmuştur.

Allah Teala’ya hamdolsun ki, Rabbimizin, “Kim zerre kadar hayır işlerse karşılığında hayır, kim zerre kadar şer işlerse karşısında şer görecektir” ilahi hükmünün meydanda olduğu mevcut dünya ahvalinden ibret alanlara ne mutlu.

Yine hamdolsun ki, iman ve sabır edenler bir defa daha kazançlı çıktı. İsyan ve inkar edenler ise bir defa daha perişan ve çaresiz kaldılar.

Müslümanlar olarak, sabır metanet, teslimiyet ve tedbirat üzere bu musibetin def ü ref olması için, yöneticilerimiz ve milletimiz ile gönül ve gayret birliği içinde olacak, bu zor süreci aşacağız inancını taşıyoruz.

Rabbim millet ve memleketimize zeval vermesin, tüm organize ve tuzaklardan uzak eylesin.

Allah Teala tüm insanlığı muhafaza eylesin. Hiç unutmayalım! Topraktan yaratıldık yine toprağa döneceğiz. Allah’tan geldik yine Allah’ın hesap gününe döneceğiz. Sağlıcakla hidayette kalın. Değerli okuyucularım.

Yorumlar

  • Yücel Kemandi
    01.04.2020 01:40

    Dünyadaki gazabı!!! Dünya dahil hiçbir var oluşu sebepsiz yaratmayan Rabbimiz, her bir musibet, tufan ve felaketleri de sebepsiz ve vasıtasız göndermemişti. Ne güzel özetlemişin kalemine sağlık

Yorum Yaz - Yorumlarınız editör onayından sonra yayınlanacaktır

Bizi Takip Edin

Namaz Vakitleri

KONYA

05.02.2020
İmsak 05:00
Güneş 07:50
Öğle 13:05
İkindi 16:04
Akşam 18:22
Yatsı 19:40