BBN Haber

Dr. Ahmet Öztemel

Darbe Kabinesi’nin Memleket Masası

03.06.2020 00:10
  • E-posta

Darbeler acıdır. Halkın eliyle verdiği yönetme yetkisinin tank gücüyle gaspıdır. Bizde gerçi darbecilerin alkışlandığı hatta ödüllendirildiği bile olmuştur.  “Haiz olduğu ahlaki faziletler ve meziyetler yanında vatana hizmet ve yurtta ilmin yayılmasında büyük hizmetler ifasıyla temayüz etmiş olan Cumhurbaşkanı Sayın Kenan Evren’e ilmi kıymet ve meziyetlerinin tescili için ‘fahri profesörlük’ payesinin tevcihine karar verilmiştir.” açıklamasıyla Kenan Paşa’ya İstanbul Üniversitesi Fahri Hukuk Doktorası verildiğinde tarihler 2 Aralık 1982 idi.

27 Mayıs Darbesi’nin bir yıl dönümü daha geçti. Ben bu yazımda darbe sonrası kurulan Milli Birlik Komitesi kabinesinin 2 Haziran 1960-16 Kasım 1961 tarihleri arasındaki toplantılarından tanıtım amaçlı kısa alıntılar paylaşmak istedim. (Kaynak kitap; 27 Mayıs Bakanlar Kurulu Tutanakları, 2 cilt, YKY, Yayına hazırlayan Sn. Cemil Koçak, 2010) Bakalım darbe kabinesinin memleket meselelerine bakışı tarihe nasıl not düşmüş?

Darbe sonrası kurulan Cemal Gürsel hükümetlerinde siyasi parti ile ilgisi olmasına rağmen Turhan Feyzioğlu’nun Milli Eğitim Bakanı yapılması geçici anayasa hükümlerine aykırı. Darbe sonrası 27 Mayıs öncesi olaylar konuşulduğunda Devlet Bakanı Mustafa Âmil Artus 11 öğrencinin öldürüldüğünün bildirildiğini ancak ikisinin sağ tespit edildiğini zaten ceset de bulunmadığını itiraf etmiş. Bakanlar Kurulu’nda eski dönemin şüpheli servetlerine ve banka kasalarına el konulması kararı çıkmış. Cemal Gürsel’in “biz 10-20 hatta 150 kişiye idam verebilirdik, en isabetlisi de buydu ama memleketin selâmeti için feragat ettik” sözü ile “biz kan dökmedik, gerekirse kan değil sel dökerim” sözü ilginç. Terfi edemeyen subaylar ile emekliye ayrılanların Danıştay’da hak aramaması istenmiş. Ordudan uzaklaştırılan subaylara üniversiteye girişte kolaylık sağlanmış. Subaylara ekstra kömür verilmiş, emekli subaylara Petrol Ofisi bayiliği verilmesi konuşulmuş, “milletin ordusuna sevgisinden istifade etmek” kararlaştırılmış. Güneydoğu Politikası- Kürtçülük hareketini Moskova teşvik ediyor. 164 Kürt aktivisti Sivas’ta gözetime alındı. Kürtler aslında Türk. Kürtçe bozulmuş Türkçe. Kürtçe konuşan kişi 60 bin. İstanbul’daki serseriler Muş’a sürülsün. Doğuda yerli halktan memur özellikle öğretmen olmasın. Batıdan Kürtçe bilen idealistler o bölgede görev yapsın. Doğu’ya yönelik özel radyo istasyonları, köylülere özel gazete çıkarılsın. Bütün şarkta Rus, Bağdat, Mısır radyoları dinleniyor. Laisizm- İslâm normal özünden ve anlamından uzaklaştı. Yobazlar suistimal ediyor.

Kuran kursları men edilsin, yeni bir din kitabı yazılsın. Türk öğrenciler El-Ezher’e kayıt yaptıramasın. Lâik devlette Diyanet İşleri Başkanlığı olmamalı. Ezan ve ibadet Türkçe olsun. Radyoda Kuran yayını olmamalı. Tüm dinlere yönelik yayın yapılabilir. Dış İlişkiler- Amerika Birleşik Devletleri’nin Menderes Hükümeti’ne yapmadığı yardımı yapması, buğday yardımı sitayişle karşılanmış. Gene de ABD yardımına mahkumiyet duygusunun olumsuzluk yarattığı konuşulmuş. İhracatı Geliştirme Merkezi Genel Sekreterinin maaşını ABD ödemiş. Yassıada duruşmaları öncesi ABD Deniz Kuvvetleri’nin İstanbul ve İzmir’i ziyaretleri Adnan Menderes’i kaçıracağı endişesiyle karşılansa da izin verilmiş. İsrail’e tekrar büyükelçi atama düşüncemize Arap Ülkeleri tepki koymuş ve kabinede “Dünya Yahudiliği’nin mühim olduğu, ABD’de finansı ellerinde tuttukları, İsrail’i ihmal edersek sıkıntıya düşeceğimiz vurgulanmış. SSCB ilişkilerinde yardım tekliflerinin yumuşak reddedilmesi  kararı alınmış.  ABD, subaylara yapılacak yüzde otuz zammı karşılamayı teklif etmiş.  Amerika Haber Ajansı “reformlar arasında devletçiliğin olup olmadığını Devlet Bakanı Nâsır Zeytinoğlu’na sormuş. Ortak Pazar’a Yunanistan ile ticari rekabeti kaçırmamak amaçlı girilmek istenmiş, 20 yıl süre öngörülmüş. İngiltere ve ABD’nin izin verdiği Cezayir Kurtuluş Örgütü’ne Fransa’nın Paris’teki kürt aktivistlerine desteğini artıracağı endişesiyle izin verilmemiş. Kıbrıs’a yardım edilmesi gerektiği konuşulmuş ancak Fâzıl Küçük’ün Yunanlılar ve İngilizler nezdinde itibar sahibi olmadığı; Rauf Denktaş’ın ise suistimale girmiş olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet ilanından sonra askeri sefir gönderilmesi kararlaştırılmış; Kıbrıs’ın ileride sorunumuz olacağı öngörülmüş.

Tarım- Toprak Reformu tartışılmış ama gündeme alınmamış.  Tarımsal gelirden vergi alınması düşünülmüş ama vazgeçilmiş. Zirai kredi alanların ziraatçi olmadıkları ve kredilerin ziraatte kullanılmadığı anlaşılmış. Âmik Gölü kurutulduktan sonra bu bölgeden toprak alan Arap kökenlilerin tespit edilmesi ve arazilerin geri alınması kararlaştırılmış. Çiftçi nüfusunun arttığı ama hayat standartlarının düştüğü konuşulmuş. Çiftçiye gerçek bedelden daha fazla bedel ödendiği, şekerden, buğdaydan zarar edildiği, tütünün pahalı alınıp yakıldığından dertlenilmiş. Erozyon, kötü sulama, taban suyunun yükselmesi nedeniyle senelerdir istihsalin azaldığı konuşulmuş. Aynı alanda Yunanlının bizden 2; Yugoslav’ın 3.5; Batı Avrupa’nın 6; Japonya’nın 7 kat fazla ürün elde ettiği raporlanmış. Milli gelirin yüzde ellisini topraktan almamıza rağmen bütçeden tarıma ayrılan payın yüzde 5.5 olduğu bildirilmiş. ABD’den 100 ton orijinal pamuk tohumu getirilmiş. Sanayi- Bütçenin darlığı nedeniyle yatırımların durdurulması istenmiş. Anlaşması yapılmış olan Demir Çelik yatırımına devam kararı alınmış. Ankara Şeker Fabrikası’nın makineleri gelmiş olmasına rağmen ihtiyaç olmaması nedeniyle yapılmaması düşünülmüş. Dış yardımlarla kurulma anlaşmaları yapılan Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin senede 24 milyon lira verilmesine rağmen 24 paralık iş yapılmadığı; İngilizce eğitim vermesinin çok mahdut memleket evladına hizmet anlamına geldiği, yapılmaması gerektiği ancak mutlaka yapılacaksa Ankara Şeker Fabrikası binalarının ODTÜ’ye verilmesi düşünülmüş. Willys jiplerden zarar edildiği, montaj sanayimizin kötü olduğu, otomobil üretiminin gereksizliği tartışılmış. Yılda 20 bin binek, 6 bin kamyonla ancak masrafın kurtulabileceği planlanmış. Çok farklı araçların çok farklı yedek parçalarının verdiği zarar tartışılmış. Cemal Gürsel yerli üretimin desteklenmesini istemiş. İthalatçıdan yakınmış. Kural, ithalin 300 lira olduğu ürünün aynı kalite yerlisinin 350 lirayı geçmemesi olarak kararlaştırılmış.

Bütçe- Ülkenin geri kalmışlığında uzlaşılmış. Yatırım bütçesinin darlığı, memurlara zam verilmesinin zorluğu konuşulmuş. Devlet Demiryollarının çimento, demir, hububatı ucuz taşıması yüzünden zararda olduğu görüşülmüş. Gima’nın ithalata girmekle ciddi zarar ettiği rapor edilmiş. Her sigara paketine bir adet eksik konulmasının yılda 15 milyon gelir artıracağı tartışılmış. Cemal Gürsel yılda 9000 lira kira aldığı evinin emlak vergisinin 83 lira olduğunu aktarıp vergi oranının artırılmasını istemiş.

Siyaset- Birçok memlekette oy kullanmak için lise mezunu olmak gerektiği konuşulmuş. Asgari kültürün gerektiği düşünülmüş. Politikanın imzasını atmaktan aciz insanların elinde bu hale düştüğünden dert yanılmış. Değişiklikle Vehbi Koç’un bile seçmen kapsamı dışı kalabileceği konuşulmuş. Orman Yangınları için tedbir alınması, söndürme uçakları ve bombalarla mücehhez ekip kurulması kararlaştırılmış, orman yakınlarında tarla men edilmesi kararlaştırılmış. Turizm bölgelerine yol, yol üzerlerine otel-motel yapılması görüşülmüş; İtalyanların kendilerinin yapma önerileri kabul görmemiş. Bu işe aklı yatan birisi varsa Turizm Vekili yapalım önerisi Cemal Gürsel’den gelmiş. Dildeki yenilenme hareketinin ileride dil kopukluğu nedeni olacağı konuşulmuş. Personel Politikası- DP’lilerin tasfiyesi gündemden düşmemiş. Saraçoğlu Mahallesi’nde yıllardır oturan karı-koca bürokratların çıkarılması gerektiği tartışılmış. Subay maaşlarını azlığı görüşülmüş. Siirt Hükümet Tabibi’nin frengi-sıtma-verem Savaş mücadelesi, genelev doktorluğu görevleriyle 410 lira alırken Sağlık Bakanlığı odacısının 500; Ziraat Bankası odacısının 1100 lira aldığından dertlenilmiş: memurlara zam yapacak paranın olmadığı konuşulmuş. Memur tasfiyesi için “bir ay Hakkari, ertesi ay Van, ertesi ay Edirne’ye tayinle istifa edilmesi örnek olarak gösterilmiş ancak  Dışişleri Bakanı öyle bir imkanının olmadığından dert yanmış.

Ülkemin birçok sorununun 1960’larla benzerlik içermesi de hazin gerçekten. Darbesiz, huzur içinde yaşadığımız, lider ülke olmayı diliyorum. Saygıyla…

Ahmet Öztemel     ahmoztemel@yahoo.co.uk


Yorum Yaz - Yorumlarınız editör onayından sonra yayınlanacaktır

Bizi Takip Edin

Namaz Vakitleri

KONYA

05.02.2020
İmsak 05:00
Güneş 07:50
Öğle 13:05
İkindi 16:04
Akşam 18:22
Yatsı 19:40