BBN Haber
04.06.2020 09:30

Dünya Savaşından jilet fabrikasına uzanan öykü: Yavuz zırhlısı

4 Haziran 1973’te Yavuz Zırhlısı, Gölcük'te yapılan törenle donanmadan çıkarıldı. Birinci Dünya Savaşı'nda Alman zırhlıları ''Goben'' ve ''Breslau'' Osmanlı Devleti'ne sığınmış, bu zırhlılara bayrak çekilerek ''Yavuz'' ve ''Midilli'' adları verilmişti
Dünya Savaşından jilet fabrikasına uzanan öykü: Yavuz zırhlısı

TCG Yavuz Zırhlısı, eski adıyla SMS Goeben Muharebe Kruvazörü, Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girmesinde önemli rol oynayan savaş gemisidir. Alman İmparatorluk Donanması için kardeş gemisi SMS Moltke ile beraber 1911'de Hamburg tersanelerinde yapılan Moltke sınıfı iki gemiden biri olan SMS Goeben, önceki nesil Alman savaş kruvazörü SMS Von der Tann ile benzer bir tasarıma sahipti; ancak boyutları daha büyük, zırh koruması daha fazlaydı ve üzerinde iki ana top bulunan fazladan bir tarete sahipti. İngiliz rakibi Indefatigable sınıfı muharebe kruvazörlerine kıyasla Goeben ve Moltke kayda değer biçimde daha büyük ve daha zırhlıydılar. 1912'de SMS Goeben, hafif kruvazör SMS Breslau ile birlikte Alman Akdeniz Savaş Filosu'nu (Deutsche Mittelmeer Division) oluşturdu ve Balkan Savaşları boyunca Akdeniz'de devriye görevi üstlendi. 28 Temmuz 1914'te I. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla Goeben ve Breslau İngiliz Akdeniz Donanması'nın takibinden kaçarak İstanbul'a ulaştılar. İki gemi 16 Ağustos 1914'te Osmanlı Donanması'na verildi. SMS Goeben, Osmanlı hizmetine girdiğinde Yavuz Sultan Selim veya kısaca Yavuz adını aldı. 1936 yılında adı resmen TCG Yavuz ("Türkiye Cumhuriyeti Gemisi Yavuz") olarak değiştirildi. 1938 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün naaşını İstanbul'dan İzmit'e taşıdı. Yavuz, 1950 yılında hizmetten çekilene dek Türk Donanması'nın bayrak gemisi olarak görev yaptı.

Alman İmparatorluk Donanması tarafından inşa edilen gemilerin en son söküleni olan Yavuz, aynı zamanda tüm muharebe kruvazörleri ve drednotlar arasında en uzun süre hizmette kalanıdır.

1909’DA ALMANYA’DA İNŞA EDİLDİ

Alman İmparatorluk Donanması (Kaiserliche Marine), üçüncü Alman savaş kruvazörü olan Goeben'i 8 Nisan 1909'da "H" geçici adı ve 201 inşa numarasıyla Hamburg'daki Blohm & Voss tersanesine sipariş verdi. Omurgası 19 Ağustos'ta kızağa kondu, teknesinin inşası tamamlandıktan sonra gemi 28 Mart 1911'de denize indirildi. Donatımının tamamlanmasının ardından 2 Temmuz 1912'de Alman Donanması'na katıldı. Geminin ana bataryası, beş ikiz tarette toplam 10 adet 28 cm'lik (11 inç) toptan oluşuyordu. İkincil silahları geminin ortasında kazamatlarda yer alan 12 adet 15 cm'lik (5.9 inç) top ile başta, kıçta ve kumanda kulesiyle kaptan köşkü etrafında yer alan 12 adet 8.8 cm'lik (3.5 inç) toptan oluşuyordu. Gemide ayrıca su hattının altında dört adet 50 cm'lik (20 inç) torpido tüpü bulunmaktaydı.

1.DÜNYA SAVAŞI SONRASI VE CUMHURİYET DÖNEMİ

Türkiye tarafından 1920'ler boyunca ortaya konan birçok denizcilik politikası arasında tek tutarlı nokta, Yavuz'un onarılarak yeni cumhuriyetin donanmasının bayrak gemisi olmasıydı. Gemi 1926 yılına dek İzmit'te terk edilmiş bir durumda kaldı; sadece iki kazanı çalışır durumdaydı, hareket edemiyordu ve 1918 yılında çarptığı iki mayından kalan hasar hala tamir edilmemişti. Açık denizde batma riski çok fazla oluğu için Yavuz'u tamiratlar için başka bir ülkeye göndermek mümkün değildi, bu sebeple yeterli bütçe ayrıldıktan sonra Almanya'dan 26.000 tonluk bir yüzer havuz satın alındı. Aralık 1926'da Fransız şirketi Atelier et Chantiers de St. Nazaire-Penhöet ile geminin Gölcük Donanma Tersanesi'nde tam bir onarım ve yenilemeye girmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Tamiratlar 1927 yılında başladı, ancak tamiratlar esnasında yüzer havuzun birçok bölümü çöktü. Yavuz bu çökmeden hafif hasar gördü, yüzer havuzun tamiratı geminin onarım sürecinin uzamasına sebep oldu. Denizcilik Bakanı İhsan Eryavuz yüzer havuzun alımında yolsuzluk yapılmasına ilişkin soruşturma sonucunda görevden alındı ve milletvekilliği düşürüldü. Yolsuzluk iddiaları sonucunda gecikmeler arttı ve sonunda Denizcilik Bakanlığı lağvedildi. Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, yolsuzluk soruşturmasının ardından tüm donanma inşa programlarını yavaşlattı. Yavuz'un tamirinin devamı, Eylül 1928'de Yunan Donanması'nın Ege Denizi'nde yaptığı büyük çaplı tatbikatın ardından Türk hükümetinin Yunan deniz üstünlüğüne karşı önlem alma kararını vermesinden sonra önem kazandı. Türk hükümeti ayrıca İtalyan tersanelerine dört destroyer ve iki denizaltı siparişi verdi. Bunun üzerine Yunan hükümeti, Türklere 10 yıl boyunca deniz kuvvetlerinin sınırlandırılmasına ilişkin Washington Anlaşması benzeri bir anlaşma yapma teklifi sundu. Teklife göre Yavuz tekrar hizmete alınmayacak, Yunanlar ise iki yeni kruvazör inşa etme hakkına sahip olacaktı. Türk Hükümeti, Yavuz'u Sovyet Donanması'nın Karadeniz'deki gücünü dengelemek için kullanmayı hedeflediğini açıklayarak teklifi reddetti. Bu cevap üzerine Yunan hükümeti iki destroyer siparişi verdi.

1930’DA YENİDEN DONMAYA KATILDI

Geminin tamiratı sırasında geminin mayınlardan gördüğü hasar tamir edildi, deplasmanı 23.100 tona yükseltildi ve teknesi elden geçirildi. Uzunluğu yarım metre azalan geminin genişliği 10 cm kadar arttı. Modernizasyon kapsamında Yavuz'un buhar kazanları yenilendi ve ana topları için Fransa'dan alınan ateş kontrol sistemi kuruldu. Kazamatlarda yer alan iki 15 cm'lik top kaldırıldı. Jutland Muharebesi'nin ardından diğer devletler gemilerinin cephaneliklerini koruyan zırhları kalınlaştırma yoluna gittiler, ancak tamirat sırasında Yavuz'un cephaneliğini koruyan 5 cm'lik (2 inç) zırh koruması arttırılmadı. Yavuz 1930 yılında Türk Donanması'na tekrar katılarak donanmanın bayrak gemisi oldu. Onarım ve modernizasyonların ardından yapılan testlerde hız denemesinde beklenenden başarılı oldu, silah ve atış kontrol testleri de son derece başarılıydı. Yavuz'la beraber savaş grubunu oluşturacak dört destroyer de 1931 ve 1932 yıllarında hizmete alındılar; ancak bu destroyerlerin performansı tasarım özelliklerine hiçbir zaman ulaşamadı. Yavuz'un tekrar hizmete girmesi planları üzerine Sovyet Donanması Parizhskaya Kommuna zırhlısı ve Profintern hafif kruvazörünü 1929 sonlarında Baltık Denizi'nden Karadeniz'e transfer ederek Türk donanması ile eşitlik sağlamaya çalıştı.

1936’DA ADI YAVUZ OLDU

Geminin adı 1930 yılında resmi olarak Yavuz Sultan Selim'den Yavuz Selim'e, 1936'da ise Yavuz'a çevrildi. Yavuz, 1933'te Türkiye Başbakanı İsmet İnönü'yü Varna'dan İstanbul'a taşıdı. Sonraki yıl Türkiye'yi ziyarete gelen İran Şahı'nı Trabzon'dan Samsun'a götürdü. 1938 yılında kısa bir yenilemeden geçen Yavuz, Kasım 1938'e Mustafa Kemal Atatürk'ün naaşını İstanbul'dan İzmit'e taşıdı. 1937 yılında Yavuz ve donanmanın diğer gemileri İngiliz Donanma Ataşesi tarafından kısmen zayıf hava savunma silahları sebebiyle "modası geçmiş" olarak değerlendirildi. 1938'de Türk hükümeti donanmasını genişletme planlarına başladı. Bu planlara göre deniz filosu iki adet 10.000 tonluk kruvazör ve on iki destroyerden oluşacak, Yavuz ise 1945'te ikinci kruvazörün hizmete girmesine dek donanmada kalacaktı. Donanma ayrıca 1950-1960 yılları arasında 23.000 tonluk bir gemi daha inşa etmeyi planlıyordu. Hükümetin planları yaklaşan II. Dünya Savaşı sebebiyle tüm tersanelerin kendi ülkeleri için savaş gemisi üretmeye öncelik vermesinden dolayı uygulanamadı.

KARADENİZ'DE ÜSTÜN OLAN GEMİYDİ

Yavuz II. Dünya Savaşı boyunca hizmette kaldı. Kasım 1939'da Yavuz ve Parizhskaya Kommuna Karadeniz'deki en büyük iki gemiydi. Life dergisinin bir haberine göre Yavuz, Sovyet gemisinin bakımsız durumu sebebiyle Karadeniz'de üstün olan gemiydi. 1941 yılında geminin uçaksavar bataryaları güçlendirilerek dört 88 mm, on 40 mm ve dört 20 mm uçaksavar topu eklendi. Daha sonra bu rakamlar yirmi iki 40 mm ve yirmi dört 20 mm topa yükseltildi. Nisan 1946'da Amerikan zırhlısı USS Missouri, hafif kruvazör USS Providence ve destroyer USS Power, Türk büyükelçisi Münir Ertegün'ün naaşını İstanbul'a getirdiler. Yavuz gemileri İstanbul Boğazı girişinde karşıladı. Burada Yavuz ve Missouri 19'ar pare top atışı ile birbirlerini selamladılar. 1948'den sonra gemi Gölcük veya İzmit dolaylarında kaldı.

JİLET OLMAK ÜZERE SATILDI

Yavuz, 20 Aralık 1950'de aktif görevden alındı, 1952 yılında Türkiye'nin NATO'ya üye olmasıyla B70 borda numarasını aldı ve 14 Kasım 1954'te donanma envanterinden düşüldü. Türk hükümeti 1963 yılında Alman hükümetine Yavuz'u satın almaları için teklifte bulundu, fakat teklif reddedildi. 18 Aralık 1969'da Makine Kimya Endüstrisine satılan yaşlı ve birçok önemli olayın tarihi şahidi olan savaş gemisi, 1973'te donanmadan çıkarılarak, silahlarına ve teknik parçalarına veda etti. Yavuz'un sökümüne önce güvertesindeki toplar, bacalar ve bayrak direklerinden başlandı. Daha sonra güverte kısmının birinci katının sökümüne geçildi. 10 yıl boyunca süren çalışmalarla tamamen sökülen geminin parçaları jilet yapılmak üzere satıldı.

Etiketler:

Yorum Yaz - Yorumlarınız editör onayından sonra yayınlanacaktır

Son Haberler

10.07.2020 09:12

Kartal gezmeye gidiyor

Bizi Takip Edin

Namaz Vakitleri

KONYA

05.02.2020
İmsak 05:00
Güneş 07:50
Öğle 13:05
İkindi 16:04
Akşam 18:22
Yatsı 19:40